☀️44. bölüm, Emir’in Gözünden — “Geceyi Anlatacağım Sana”
Ben o geceyi anlatacağım sana.
O kahveni uzattığım, “geldin” dediğim geceyi.
Sen “galiba geldim” demiştin ya…
Aslında kendine geliyordun.
Fark etmedin ama o an, karşımda ayakta duran sen değildin sadece.
Bunca zaman içinde biriktirdiğin ne varsa, hepsi gelmişti.
Yorgunluğun… suskunluğun… özlemlerin.
Biliyorum, o geceyi sahil yaptı özel kılan değil.
Senin bakıp da gözlerini kaçırman…
Kahkahana karışan o minik çekingenlik…
İşte o, geceyi kıymetli yaptı.
İnsan birini tanımaya çalışırken kendini de tanıyor ya…
Ben seni izlerken, kendimi daha net duymaya başladım.
Sen rüzgârda saçlarını toplayıp “burası iyi geldi” dedin ya…
Ben yıllardır hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.
Sonra o arkadaşların geldi.
Seni öyle bir sevdiler ki...
Seslenişleri bile senin nasıl biri olduğunu gösteriyordu.
Ama asıl güzel olan neydi biliyor musun?
O kahkahalar içinde bile gözün beni arıyordu.
Yanında olduğumu hatırlamak istedin.
Ve ben de o yüzden sustum, sadece yanında durdum.
Dedikodular dönerken, taşlar dileklerle buluşurken,
Sen dilek dilemeden önce gözlerini kapatmadın.
Gözlerin açıktı, çünkü sen zaten kalbinden konuşuyordun.
O an anladım.
Seninle yürümek istemiyorum sadece.
Seninle susmak istiyorum.
Seninle rüzgâra karışmak istiyorum.
Belki hiçbir söz bu geceyi anlatmaz.
Ama ben, elimden geldiğince, bu satırları senin gülüşüne bırakıyorum.
Çünkü sen gülümsediğinde… gece bile aydınlanıyor.
(Günlük Sayfasının Sonunda)
“Bir gün unutursam bu geceyi… bu satırlar hatırlatsın bana.
Çünkü onun gülüşü, her şeyi susmaya değerdi.”
(Emir’in Günlüğü – Gece, Sahil Sonrası)
Bu gece… tarifsizdi.
Onunla saatlerce yürüdük, güldük, saçma şeyler konuştuk. Bir ara sadece denizi izledik. Rüzgârın uğultusu bile onun sesi kadar içime işlemedi.
Bir şey demedim ona ama gözleri her şeyi anlatıyordu.
Küçük, kırık ama güçlü bir dünya taşıyor içinde.
Ve ben, o dünyaya yalnızca sessizce yaklaşmak istedim.
Kapısını zorlamadan, sadece orada olduğumu bilsin diye…
Eğer bir gün yine yalnız hissederse, belki bu geceyi hatırlar.
(Bu satırların arasından küçük bir çizim düşer. Katlanmış minik bir kâğıtta, saçları rüzgârda uçuşan bir kız silueti… altına sadece tek bir kelime yazılmıştır: “Güneş.”)
Not defterimin arasında, en ortadaki sayfada dursun.Unutursam diye değil…
Yeniden hatırlamak isteyeceğim o gün için.
Yorumlar
Yorum Gönder