☀️ 50.KAFENİN KIYISINDA

Güneş, denizin kokusunu içine çekti. Sabah Emir’in hazırladığı piknikten sonra aklında kalan tek şey onun gözleri olmuştu.
Ama karşılarına çıkan o adam, denizi de rüzgarı da gölgeledi.
Miran Vural.
Pilot.
Ve babası.

Bir anlık sessizlik oldu, sonra Güneş, Emir’in eline baktı ve hiç tereddüt etmeden konuştu:

“Onun yanında dinlemek istiyorum her şeyi. Emir’den saklamam gereken bir şey yok.”

Miran başını eğdi, “Pekâlâ… ama bu sokakta konuşulmaz,” dedi.
Kendilerine tenha bir kafe buldular.

☕️ KAFENİN İÇİ

Üçü aynı masadaydı. Güneş gözlerini Miran’dan ayıramıyordu. İçinden gelen binlerce soruyu bastırmaya çalışıyor, nefes almayı unutmamak için bardağına uzanıyordu.

Miran anlatmaya başladığında, Güneş’in dünyası bir kez daha altüst oldu.
Her kelime, yıllardır cevapsız kalan bir başka sorunun kapısını aralıyordu.

O sırada Emir, sandalyesinden hafifçe kalktı.

“Lavaboya gidiyorum,” dedi sessizce.

🚻 KAFENİN ARKASINDA

Lavaboya gitmek bahaneydi. Cebinden telefonunu çıkardı.
Daha önce açmam dediği bir konuşmanın ucunda bir isim duruyordu:
Ferhat

Parmakları tereddütle yazdı:

“Onu bulduk. Miran konuşuyor. Sana söylediklerimi unutmadım. Onu sevdiğimi biliyorsun. Ama bu sadece seninle ilgili değil.”

Gönder’e bastı.

Geçmiş gözlerinin önüne geldi…
O gece, Ferhat’a her şeyi söylediği o an.

🌀 GERİ DÖNÜŞ (KISA)

“Sen ciddi misin Emir?”
Ferhat’ın sesi titriyordu.

Emir başını salladı, “Ciddiyim. Onu seviyorum. Ama henüz söylemedim. Çünkü onun için doğru zaman değil.”

Ferhat yumruğunu duvara vurdu.
“Bana bunu yapamazsın. O Güneş! O... benim geçmişimdi!”

Emir sessizdi. Sadece bir cümle söyledi:
“Geçmişin olması, onun geleceği olmanı sağlamaz.”

O gece, dostluklarının çöküşüydü.

🔙 ŞİMDİ

Telefonu cebine koyduğunda ekran titredi.
Ferhat’tan tek bir mesaj geldi:

“Yine de ondan uzak durmalısın. Bu işin sonu ikimiz için de iyi bitmeyecek.”

Emir iç çekti.
“Bu artık seninle ilgili değil Ferhat. Bu benim seçimim.”

Sonra derin bir nefes aldı. Masaya dönerken gözleri Güneş’in üzerinde takılı kaldı. Gözlerinde bir fırtına vardı. Emir o an anladı:
Bu kızdan vazgeçmek, artık sadece bir seçenek değil… bir ihanet olurdu.

Güneş ona baktı.
“İyi misin?” diye sordu.

Emir başını salladı, gözlerinde bir kıvılcım.
“Hiç olmadığım kadar.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar