☀️ Bölüm 38 – Yüzleşme ☀️
Rüzgar’ın o gece söylediği cümle Güneş’in zihninde yankılanıp durmuştu.
“Pilot… sadece senin baban değil… benim de hayatımı mahveden adam.”
O gece uyuyamadı. Sabah erkenden kalktı. Saçını bile toplamadan bilgisayarın başına oturdu.
"Pilot lakaplı adam", "İstanbul mafya", "havadan iş yapan suç lideri"...
Dalgaların arasından ip arar gibi, sayfaların içinde bir iz aradı. Ve sonunda… bir fotoğraf.
Siyah beyaz.
Başında kasket olan, yanında başka adamlarla yürüyen bir adam.
Saçları güneşe dökülmüş gibi açık, yüzü sert, duruşu kibirli.
Ve açıklamada şu yazıyordu:
Kod Adı: Pilot
Gerçek ismi: [Gizli]
Uyuşturucu rotalarını havadan yöneten, eski hava kuvvetleri bağlantılı bir kaçakçı.
Hakkında birçok dava açıldı, fakat hiçbirine resmî kimliğiyle çıkmadı.
Güneş'in içi buz gibi oldu.
"Bu… benim babam mı?"
Annesi evde değildi.
Çıkıp bir nefes almak istedi ama attığı her adımda ayakları geri geri gidiyordu.
Kalbi yerinden çıkacak gibiydi.
O hafta boyunca rüyalarında hep aynı şey oldu.
Bir uçak… arkasında sis… içinden çıkan bir adam.
Ve her yerde aynı gözler. Sanki onu izliyordu.
Sanki biri, Güneş’in ne yaptığını biliyordu.
☀️ O GECE
Yatakta dönerken telefonuna bir mesaj düştü.
Bilinmeyen Numara:
“Artık zamanı geldi. Hadi, yüzleşelim Güneşim.”
Güneş’in kalbi duracak gibi oldu.
Kalktı, perdeyi araladı.
Karşı binanın çatısında bir adam. Elinde bir telsiz.
Güneş göz göze geldi onunla.
Adam yavaşça başını eğdi ve gitti.
Ertesi sabah, kapısına bir zarf bırakılmıştı.
Zarfın içinde sadece bir fotoğraf vardı.
Pilot.
Ve arkasında tek cümle:
“Ben senin sandığın gibi biri değilim, ama görmen gereken şeyler var.”
☀️ AKŞAM
Karanlık bastığında, Güneş zarfın arkasında yazan koordinatlara gitti.
Küçük bir tekne iskelesi.
Denizin kokusu… tuhaf bir huzurla karışıktı.
Ve sonra, o geldi.
Pilot.
Simsiyah bir palto, gri saçlar, ciddi ama yorgun gözler.
Güneş, dondu kaldı.
Bu adam… onun babası mıydı?
“Geldin,” dedi adam, sanki yıllardır konuşuyormuş gibi.
Güneş gözlerini kıstı.
“Sen… sen kimsin?”
Adam yaklaştı.
“Ben senin sadece geçmişin değilim Güneş. Ben senin kaderini çizdim. Ama artık kalem sende.”
Cebinden bir kolye çıkardı. Küçücük bir güneş figürü.
“Bu sen doğduğunda sana alındı. Yıllarca taşımamın tek nedeni… seni bir gün bulacağıma inanmamdı.”
Güneş bir adım geri gitti.
“O zaman neden bu kadar saklandın?! Neden ben hiç babasızlıkla büyürken sen bir isim bile olmadın hayatımda?!”
Adam gülümsedi ama içinde acı vardı.
“Çünkü bazı adamlar... bir kız çocuğunun doğum günü pastasında olmamalı.”
Yorumlar
Yorum Gönder