☀️32. Bölüm - Aslı'nın Gözünden | “Bir Sır Gibi”

O gün okuldan erken çıkmıştım. Bahçede, merdivenlerin kenarına oturmuş, kulaklığımı takmış, insanları izliyordum.
Herkesin bir telaşı vardı, benimse sadece içimde garip bir sıkışıklık. Sanki bir şey olacakmış gibi.

Ve sonra Ferhat geldi.
Adımlarını ilk duyan ben oldum. Sessizdi. Gözleri yerdeydi. Ama içindeki fırtına, uzaktan bile belliydi.

“Selam,” dedi, ama sanki ağzından zorla çıkmıştı.

“Selam,” dedim ben de, sessizce. Yanıma oturdu. Aramızda garip bir sessizlik oldu. Rüzgâr vardı biraz. Saçlarımı yüzümden çekmekle uğraşıyordum. O ise hâlâ cebindeydi elleri.

“Güneş iyi mi?” diye sordu birden.
Bir an kalbim durdu sandım.
O an anladım ki… hâlâ kalbinde o kız vardı. Her ne olmuş olursa olsun, hâlâ Güneş’ti merkezinde döndüğü kişi.

“İyi. Olmaya çalışıyor,” dedim.
Bakışlarımız buluşmadı bile. Ama sözler birbirine dolandı.

Sonra cebinden bir not çıkardı. Kıvrılmıştı, biraz buruşuktu. Uzattı.
“Sadece zamanı geldiğinde ver. Ne zaman olduğunu sen anlayacaksın,” dedi.

“Ferhat… bu ne?” diye sordum kısık sesle.

“Bir şeyin açıklaması. Belki bir özür. Belki de sadece… susmam gereken bir cümle.”

Sustum. Notu aldım ama gözlerimi ondan çekemedim.

Giderken arkasından baktım.
Birini böylesine sevip, ona dokunamamak…
O acıyı ilk defa bu kadar net gördüm birinin gözlerinde.

Şimdi bu sır çantamda duruyor.
Ve ben, zamanı geldiğinde vereceğim.
Ama içimden bir ses, o zaman geldiğinde hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylüyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar