☀️20.bölüm,bir şey değişmedi sadece ben sessizleştim

Zil çaldığında öğrenciler yavaşça sınıfa doluştu. Sandalyeler gıcırdadı, çantalar yere bırakıldı. Bazı öğrenciler hâlâ yarım kalan sohbetlerini fısıldayarak sürdürüyordu. Güneş, camdan dışarı bakmayı bırakıp defterini açtı, kalemini eline aldı.

Kapı aralandı, içeriye omzunda kahverengi bir ceket taşıyan, yorgun ama sert bakışlı matematik öğretmeni girdi.
"Sabahın erken saatlerinde ders işlemek zor ama üniversite sınavı sizi beklemez," dedi gülümseyerek. Sınıf hafifçe kıkırdadı.

Güneş önündeki sayfaya boş boş baktı. Hoca tahtaya ikinci dereceden denklem yazarken sınıfta bir uğultu vardı.
“Şimdi bu formül, delta sıfırdan büyükse iki kök verir çocuklar. Güneş?”
Kafasını birden kaldırdı. Hoca gözlerini dikmiş ona bakıyordu.
“Delta sıfırdan küçükse ne olur?”
Güneş cevap verdi ama sesi neredeyse fısıltı gibiydi:
“Gerçek kök yoktur...”
“Doğru. Ama bazen görünmeyen kökler, en güçlü sonucu verir. Unutmayın," dedi öğretmen. Gözleri Güneş’te takılı kaldı. Sanki bir şey sezmişti.

Melis yana dönüp fısıldadı:
“Senin neyin var bugün?”
Güneş başını sağa sola salladı. “Bir şeyim yok.”
Ama aslında içinden şöyle geçiyordu:
"Keşke sadece bir denklem olsaydı hayat. Her bilinmeyenin bir çözümü olsaydı."

O an zil çaldı. Dersin sonuna gelmişlerdi. Öğrenciler çantalarını toparlamaya başladı. Güneş yavaşça defterini kapattı. Derin bir iç çekti.

Sıradaki teneffüste neler olacağını tahmin etmek imkânsızdı. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar