☀️ 28. Bölüm — Sessizlikte Dönüş ☀️

Otobüs, ağır ağır hareket ettiğinde Güneş, cam kenarındaki koltuğuna yerleşti. Elinde sıcak bir kahve vardı, ama aslında soğumuştu bile. Yanında Aslı oturuyordu ama konuşmadan… sadece beraber susuyorlardı. Bazen en yakınlık, sessizlikte saklıydı.

Yol kenarından hızla geçen ağaçlara baktı Güneş. Onlar da bir şeyleri geride bırakıyor gibiydi. Geçtiği her viraj, içindeki boşlukla yarışıyor gibiydi.

Kulağında sakin bir şarkı çalıyordu.
“Keşke burada olsaydın…”
Düşünmemeye çalıştı. Ama gözlerinin kenarında biriken yaş, kalbinin hâlâ aynı isimde ısrar ettiğini belli ediyordu.

Otobüs mola verdiğinde herkes indi. Güneş, geride kaldı.
Başını cama yasladı. Gökyüzü griydi. Ama Güneş’in içi, daha da grileşmişti.

— “İyiydin bugün,” dedi Aslı sessizce. — “Çok iyiydim,” dedi Güneş, dudaklarının ucunda buruk bir gülümsemeyle.
— “Ama yine de... aklın hep bir yerdeydi.”
— “Hep bir kişide,” dedi içinden. Ama dışarıya sadece bir "belki" fısıltısı bıraktı.

Otobüs tekrar hareket ettiğinde, Güneş gözlerini kapadı.
Düşünmekten yorulmuştu. Ama bilmediği şey şu ki, o an uyumadı. İçinde bir cümle yankılandı sadece:
“Bir gün, gerçekten dönebilir miyim?”

Ve o cümle, uzun yol boyunca ona eşlik etti.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar