☀️ Sessiz Güneş
Bölüm 3 – Düşerken Tutan Eller
Sabahın sonuna yaklaşırken güneş yavaşça yükseliyor, denizin üzerinden narin bir perde gibi süzülüyordu.
Güneş ayakta, denize çok yakındı.
Ayakkabılarını çıkarmış, kumların soğukluğunu hissetmek ister gibi çıplak ayakla yürüyordu.
Rüzgâr arkasından gelmiyordu ama bakışları her adımını takip ediyordu.
Sanki bir şey olacakmış gibi...
"Biraz daha yaklaşırsam, belki... belki içine düşerim," dedi Güneş kendi kendine.
Adımları titrek değildi. Ama bir anlık düşünce yeterliydi.
Bir adım daha…
Ve…
Ayağı kaydı.
Sadece bir an sürdü.
Ama o an sonsuz gibiydi.
Tam düşecekken,
bir el hızla kolunu yakaladı.
Sert ama güvenli bir tutuştu.
Güneş’in kalbi o an, sadece korkudan değil… o ele duyduğu güvenden de çarptı.
Rüzgâr çok yakındaydı şimdi.
Onun nefesi, Güneş’in yüzüne çarpıyordu.
"Denize düşmek istemiyorsan... beni çağır," dedi Rüzgâr.
"Ben hep duyarım."
Ama o an bitti.
Çünkü biri geldi.
Topuk sesi.
Parfüm kokusu.
Ve bir ses:
"Vay vay... hâlâ kahraman mısın Rüzgâr? Yoksa yeni kurbanınla mı meşgulsün?"
Güneş döndü.
Karşısında uzun boylu, sarışın, sinir bozucu derecede kendinden emin bir kız duruyordu.
Melisa.
Rüzgâr’ın eski sevgilisi.
"Seninle işim yok Melisa. Git," dedi Rüzgâr, sesi soğuktu.
Ama Melisa Güneş’e yaklaştı.
Bir gülümseme kondurdu dudaklarına. O sahte gülüşlerden...
"Yeni oyuncağın mı bu? Sessiz, uysal bir şey seçmişsin bu kez."
Güneş’in içinde bir şey kıpırdadı.
Sözleri beyninde çınladı, ama dudakları titremedi.
Adım attı, Melisa’ya yaklaştı.
Yüzü ifadesizdi ama gözleri... buz gibiydi.
"Sessiz olmam, her şeyi kabullenirim anlamına gelmez," dedi Güneş.
"Ve senin gibi gürültülü boşluklara tahammülüm yok."
Melisa’nın yüzü gerildi.
Rüzgâr ilk kez Güneş’e bu kadar dikkatli baktı.
Sessizliğin ardındaki gücü ilk kez görür gibi.
"Yürü git Melisa. Bitti, anla artık," dedi Rüzgâr.
Melisa bir süre daha durdu. Sonra arkasını dönüp gitti.
Ama Güneş’in içindeki dalgalar hâlâ yüksekti.
Rüzgâr ona yaklaştı,
sessizce sordu:
"Bunu hep mi böyle yaparsın?"
"Neyi?" dedi Güneş.
"Sessiz sessiz gelir, fırtına gibi gidersin."
Güneş gülümsedi.
"Ben güneşim...
Ama bazen yakarım."
Yorumlar
Yorum Gönder