☀️Güneş, mutfakta çaydanlığın etrafında dolaşıyor, sabahın erken saatlerinde bir çayın huzurunu bekliyordu. İlkay yan masada çayını yudumluyor, Güneş ise biraz dalgındı. Anneleri, mutfağa girdiğinde, her zamanki gibi sakin ve yumuşak bir şekilde yaklaşmıştı. Ancak o gün, annesinin yaklaşımı Güneş’i biraz daha zorlayacaktı.
Annesi, Güneş’in yanına geldi, yavaşça oturdu ve gözlerini dikkatle Güneş’e çevirdi.
"Bugün yine bir şeylerin seni sıkıştırdığı belli. Neden biraz daha rahatlamıyorsun?" dedi annesi, sesi her zaman olduğu gibi yumuşak ama Güneş, bu soruyu artık eski rahatlıkla karşılamıyordu.
"Günler geçiyor, ama ben bir türlü huzurlu olamıyorum, anne," dedi Güneş, sabahın ilk ışıklarıyla içine sızan karanlık arasında kaybolmuş gibi.
Annesi, başını hafifçe eğerek onu anlamaya çalıştı.
"Sadece biraz daha sakin olmalısın, Güneş. Hayat her zaman zor olacak. Ama bazen sadece biraz daha sakinleşmek, her şeyi çözebilir."
Güneş, annesinin bu tavrına alışmıştı. Fakat son zamanlarda, annesinin her şeyin “geçip gideceğini” söylemesi, ona fazla yüzeysel geliyordu.
"Anne, her şeyin geçmesini beklemek istemiyorum. Bazen bir şeyleri yüzleşerek çözmek gerekiyor," dedi Güneş, biraz sert bir şekilde. İçindeki hisler onu haksız olduğuna inandırmak için uğraşırken, annesinin sakin tavrı tam da o an sinirini bozan şeydi.
"Fakat bir şeyi zorlamak, her zaman doğru sonuçları getirmez. Bunu unutma, Güneş. İnsanların hisleriyle oynamak doğru değil."
Güneş’in gözleri hafifçe daraldı.
"Ben sadece bir şeyleri doğru şekilde yapmaya çalışıyorum," dedi. "Ama bu hep aynı, sen ve babam her şeyi basit görmek istiyorsunuz. Hayat her zaman basit değil."
Annesi, derin bir nefes aldı.
"Sana basit görmek dediğimde, rahatlamayı söylüyorum, Güneş. Hayatın her anını bu kadar ciddiye almak zor. Bunu kabul etmelisin."
Güneş, annesinin bu sözlerine içerledi.
"Ben kabul etmiyorum, anne. İnsanlar hep basit şeyler söylese de, ben farklı düşünüyorum."
İlkay, aralarındaki gerilimi fark etti ve sessizce çayını karıştırarak bir adım geri çekildi. Güneş ve annesi arasında her zaman olduğu gibi bir fikir ayrılığı vardı. Annesi, yaşadığı sorunları yüzeysel şekilde çözmeye çalışırken, Güneş her zaman derinlere inmek istiyordu. O an, annesinin yaklaşımı ona hem rahatsız edici hem de yetersiz geliyordu.
Yorumlar
Yorum Gönder