Sıkıntılar insanı olgunlaştırır demir ateş haline gelmeden çelik olmaz.
O sıkıntılarda olgunlaşmasını biliceksin sıkıntılar insanı ileriye götürür.
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Bu blogdaki popüler yayınlar
☀️ 35.bölüm • Göz Göze ☀️ “Dün…” Güneş içinden geçirdi bu kelimeyi. Dün yaşadığım şeyi kimseye anlatamam. Belki sadece kendime. Belki sadece... sayfama.” Dershaneden çıkmıştı. İnsanlardan yorulmuştu. Herkesin sorduğu sorulardan, karşılıksız bakışlardan… biraz yürümek istiyordu. Telefonda Aslı vardı. Sıradan, eğlenceli bir konuşma. Caddeden yukarı doğru yürümeye başladı. Gözlerini dar sokaklara çevirdiğinde, içinde bir huzur vardı önce. Sessizlik. Rüzgârın taşıdığı toz kokusu, taş kaldırımların ürkek sesi. Ama sonra… “Ben silahımı kaybettim!” Güneş, o sesi duyduğunda tüm tüyleri diken diken oldu. “Bana silah getirin! O orayı bilmiyor… onun bir şeyi var. İyi mi o?!” Arkasına döndü. Simsiyah bir çocuk. Siyah tişört, siyah pantolon. Belinde silah koymak için bir kılıf vardı. Saçları sıfıra yakın kısalıktaydı. Ve gözleri… Kıpkırmızı. Koşarak yanından geçti. Sonra bir anda durup ona döndü: “Belsa AVM nerede biliyor musun?” Güneş'in kalbi hızlandı. Eli telefonun ses...
☀️ 50. KAFENİN KIYISINDA Güneş, denizin kokusunu içine çekti. Sabah Emir’in hazırladığı piknikten sonra aklında kalan tek şey onun gözleri olmuştu. Ama karşılarına çıkan o adam, denizi de rüzgarı da gölgeledi. Miran Vural. Pilot. Ve babası. Bir anlık sessizlik oldu, sonra Güneş, Emir’in eline baktı ve hiç tereddüt etmeden konuştu: “Onun yanında dinlemek istiyorum her şeyi. Emir’den saklamam gereken bir şey yok.” Miran başını eğdi, “Pekâlâ… ama bu sokakta konuşulmaz,” dedi. Kendilerine tenha bir kafe buldular. ☕️ KAFENİN İÇİ Üçü aynı masadaydı. Güneş gözlerini Miran’dan ayıramıyordu. İçinden gelen binlerce soruyu bastırmaya çalışıyor, nefes almayı unutmamak için bardağına uzanıyordu. Miran anlatmaya başladığında, Güneş’in dünyası bir kez daha altüst oldu. Her kelime, yıllardır cevapsız kalan bir başka sorunun kapısını aralıyordu. O sırada Emir, sandalyesinden hafifçe kalktı. “Lavaboya gidiyorum,” dedi sessizce. 🚻 KAFENİN ARKASINDA Lavaboya gitmek bahaneydi. Cebin...
☀️ 34.bölüm • Cevapsız Sorular ☀️ Güneş elinde fotoğrafla mutfağa doğru yürüdü. Annesi masanın başında, sessizce çay içiyordu. Yorgun görünüyordu ama yine de mutfağa hâkim olan o “anne” kokusu, bir anlığına Güneş’in içini rahatlattı. Ama bu rahatlık kısa sürdü. Güneş, fotoğrafı annesinin önüne bıraktı. "Anne..." dedi, sesi çatallıydı, boğazında düğüm gibi bir şey vardı. "...Pilot kim?" Annesi dondu. Ellerini çayın üstünde birleştirdi, başını yavaşça kaldırdı. Göz göze geldiler. O anda Güneş, annesinin gözlerinde bir şeyin kırıldığını fark etti. Sanki yıllardır saklanan bir sır, sonunda ağırlığını taşıyamamış gibi dökülecekti. "Kim verdi bunu sana?" diye sordu annesi kısık sesle. "Önemli değil," dedi Güneş. "Sen anlat." Kadın derin bir nefes aldı. Sanki yıllar öncesine geri gidiyordu zihni. “Sen doğduğunda... babanı kaybettik sanmıştım. Daha doğrusu... bizden uzak kalmayı tercih etti.” “Yani o yaşıyor...” Güneş’in sesi he...
Yorumlar
Yorum Gönder