☀️ 15. Bölüm: Geçmişin Gölgesi
Güneş, kafede yalnız başına otururken zamanın nasıl geçtiğini fark edemedi. Bir yanda geçmişin acıları, diğer yanda şu anın huzursuzluğu arasında sıkışıp kalmıştı. Bir kahve siparişi vermişti ama yalnızca bir süreliğine içinde kaybolduğu anı yudumluyordu. Her şey, her şey çok karışıktı. Ferhat’la konuştuğunda, bir an için içindeki kırık duvarlar yeniden çökmüş, o eski kırılgan haline geri dönmüştü. Ama bu sefer, acıyı daha az hissediyordu, sadece alışmıştı.
O an, Rüzgar kafede belirdi. Hızlı adımlarla yanına yaklaşıp, Güneş’in kararmış gözlerine bakarak derin bir nefes aldı.
Rüzgar: “Ne oldu Güneş? Bir şeyler kötü gidiyor, bana anlatabilirsin.”
Güneş, başını hafifçe kaldırıp Rüzgar’a baktı. Gözleri, ilk kez bu kadar derin ve kaybolmuş görünüyordu. İçindeki tüm kırgınlıkları ve hüzünleri biriktirip, ona doğru bakarken bir an sessiz kaldı.
Güneş: “Bazen... bazen her şeyin üstesinden gelmek istiyorum, ama o kadar çok şey birikti ki... Ferhat’ı ne zaman görsem, içimde eski bir yara yeniden açılıyor. Ama, belki de en büyük sorunum... hala bununla yaşamaya çalışıyor olmam.”
Rüzgar, Güneş’in bu sözleriyle kalakaldı. Güneş, Ferhat’a karşı hissettiklerini, geçmişte yaşadığı kayıpları bu kadar açıkça dile getirmişti. Ama Güneş, onu anlamaya çalışan bir bakışla bir adım daha atıyordu. Rüzgar, Güneş’i rahatlatmak ve ona gerçek anlamda yardımcı olabilmek için daha fazlasını hissetmek istiyordu.
Rüzgar: “Geçmişinle yüzleşmen gerekse de, bunun seni daha fazla yıkamasına izin verme. Geçmişini seviyorum çünkü o seni sen yapan şey. Ama ben burada olacağım, her zaman.”
Güneş, gözlerini Rüzgar’ın gözlerine dikip bir süre sessiz kaldı. İçinde biraz daha rahatlama hissi vardı ama hala o eski korkularıyla yüzleşmekten kaçamıyordu.
Yorumlar
Yorum Gönder