☀️11.Bölüm – Devam: "Sorgu Başlıyor"

Güneş'in gözleri Ferhat'ınkilerle buluşunca beyninde bir uğultu yükseldi. Kalbi çılgınlar gibi atmaya başladı. Ne elleri titrediğini fark etti, ne İlkay’ın onu tutmaya çalıştığını...

Güneş: "O sensin… değil mi?!"

Bir adım attı, sonra bir tane daha. Araba kapısı tam o anda açıldı. Ferhat siyah montunun yakasını kaldırmış, sessizce dışarı adım atıyordu. Aralarındaki mesafe üç-dört adımdan ibaretti. Ama o adımlar... Güneş’in öfkesinde volkan gibiydi.

Güneş: "Neden geri döndün? Kim gönderdi seni?!"

Ferhat, hiç cevap vermedi. Gözlerini ondan kaçırmadı ama ağzını da açmadı. Güneş, dişlerini sıktı.
Güneş: "Yıllar sonra böyle mi karşıma çıkacaktın? Hiçbir şey söylemeden?!"

Ferhat sadece derin bir nefes aldı.
Ferhat: "Güneş... zaman her şeyi çözmez. Bazen sadece kabuk tutturur."

Güneş: "Senin yüzünden neler yaşadım biliyor musun?! Atlas’ın bu işe karıştığını sanıyordum! Onu haksız yere suçladım!"

O sırada biraz geride, okul duvarının gölgesinde bir figür sessizce izliyordu her şeyi.

Rüzgar.

Güneş’in sesi, mimikleri, öfkesi… hepsi onun gözünde cam gibi netti. Yumruklarını sıktı ama bir adım atmadı. Çünkü Güneş... onun yardımını istememişti. Sadece izledi. Yüreği parçalanarak.

Ferhat, yavaşça Güneş'e yaklaştı.

Ferhat: "O zaman beni suçlamayı bırak. Gerçek düşman hâlâ ortalıkta ve... belki de düşündüğünden daha yakında."

Güneş’in bakışları bulanıklaştı.

Güneş: "Ne diyorsun sen... kim?!"

Ferhat, başını hafif yana çevirdi.
Ferhat: "Atlas’ın kim olduğunu gerçekten bildiğinden emin misin?"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar